Türkiye, Ekonomik Açıdan En Kırılgan İkinci Ülke


Türkiye, Ekonomik Açıdan En Kırılgan İkinci Ülke

Bloomberg Economics’in çalışmasına göre; Arjantin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımlarına karşı en kırılgan ülke konumunda bulunurken Türkiye ikinci sırada yer alıyor.

Tesnim  Haber  Ajansı- Türkiye'de şu anda her Amerikan dolarının değeri yaklaşık 13 buçuk Türk lirası ve ülke ciddi bir ekonomik krizle boğuşuyor.

84 milyonluk bir nüfusa sahip Türkiye'nin önemli bir kısmı enflasyondan şikayetçi. Temel gıda maddeleri başta olmak üzere yakıt, elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan zamlar vatandaşları rahatsız etmesine rağmen Erdoğan hükümetinin ekonomik ekibi, ülkenin krizi aştığına ve belii başlı bir sorun olmadığına inanıyor.

Ancak Türk ekonomi uzmanlarının yanı sıra uluslararası finans ve kredi kuruluşlarından gelen raporlar Türkiye ekonomisindeki krizin atlatılmak yerine daha da derinleştiğine işaret ediyor.

Bloomberg Economics’in çalışmasına göre; Arjantin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımlarına karşı en kırılgan ülke konumunda bulunurken Türkiye ikinci sırada yer alıyor.

Ülkelerin kırılganlık ölçümünün, cari denge, dış borç, kamu borcu, rezerv yeterliliği, politika faizleri ve yönetişim gibi göstergelere göre yapıldığı belirtildi.

Endekse göre, Türkiye′de 2022'de enflasyon yüzde 50’yi aşabilir.

Raporda; Suudi Arabistan, Rusya, Endonezya ve Tayland gibi ülkelerin geçtiğimiz yıl boyunca döviz rezervlerini istikrarlı bir şekilde artırabildiğini ve enflasyonu kontrol edebildiğini, ancak Türkiye'nin olumsuz bir durumda olduğunu belirtiyor.

Nureddin Nabati'nin Hazine ve Maliye Bakanlığının başına geçmesinden bu yana piyasada olumlu bir gelişme yaşanmadı. Türk halkı hâlâ enflasyon ve işsizlik gibi kalıcı sorunlarla karşı karşıya.

Son günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, ekonomist ve akademisyenlerle bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleşen görüşmede, ekonomistler, akademisyenler ve piyasa katılımcıları ile bir araya gelen Nebati, Türkiye’nin ekonomik görünümüne dair bir sunum gerçekleştirdi.

Nebati'nin kurumların ellerindeki Döviz tevdiat hesaplarını TL'ye çevirmeleri halinde elde edilecek Kurumlar Vergisi istisnasını kullanmak isteyeceklerini belirterek, "Önümüzdeki dönemde kur hareketini takip etmenizi öneriyorum. Şirketlerin 90 milyar dolar civarında döviz mevduatı bulunuyor. Ekibimiz 20 milyar dolarında döviz bozulabileceğini öngörüyor. Ben ise, 10 milyar dolar civarında bozum gerçekleşmesini bekliyorum" dediği öğrenildi.

Aslında Bakan Nebati, büyük şirketlerin 10 milyar dolar bozdurmasını bekliyor. Ancak akıllar gelen soru şu ki, TL’nin istikrarlı olmadığı durumda dövizi bozdurmanın ne faydası olabilir?

Türk ekonomi analistlerinin çoğuna göre, Nureddin Nebati'nin üç ciddi sorunu var: 1. İtaatkar bir bakan olan Nebati farklı görüşe sahip değil. 2. Yanlış politikaları ile Türkiye ekonomisini kötü duruma sokan Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'a bağlılık duyuyor. 3. Enflasyonu azaltmak için belirli bir planı olmayan Nebati’nin tüm eylemleri konuşma terapisinin ötesine geçmez.

Türk ekonomistlerine göre, Erdoğan'ın ekonomi ekibinin sorunu sadece Hazine ve Maliye Bakanı Nebati değil. Geçtiğimiz günlerde Erdoğan'a istifasını sunmuş ancak onaylanmayan Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun da planlı bir ekonomi politikası yoktur. Şahap Kavcıoğlu maliye ve para politikalarının belirlenmesinde bağımsız değil ve Erdoğan her şeyi ona dikte ediyor. Dolayısıyla Türkiye’nin döviz kaynaklarına ne olacağı belli değil.

2021 yılındaki dolar tahmini gerçekleşen ünlü işadamı Cem Uzan, 2022 yıl sonu için de dolar tahmininde bulunarak, "Benim tahminim dolar 2022’yi 30’larda kapar. 25 ile 30 arasında kaparsa iyidir" dedi.

Erdoğan'ın  Sarayda Yaşamasının Sonuçları

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla elektrik ve doğalgaz faturalarına gelen zamlara tepki gösterdi.

“Bugün sosyal medyada faturalarını paylaşan vatandaşlarımızı okuyorum. Bu ay gelen faturalar bu ülkenin normali olamaz. Bu pahalılığa alışmayacağız. İpe sapa gelmez teorilerini dayatarak başımıza döviz kuru krizini kim açtıysa, enerji politikasında kim çuvalladıysa, bu anormal artışların sorumlusu da odur.”

Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’e konuşan vatandaş Ayşe D.’nin sözlerini paylaşan Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Doğalgaz faturası 250 liradan 1000 liraya çıkan Ayşe Hanım’ın sözleri iç parçalıyor: ‘Bir bebeğimiz dünyaya geldi ve doğal olarak doğalgazı biraz açmak zorunda kaldık. Gerçek anlamda ısınsak ne olacaktı düşünemiyoruz’. Yeni doğan bebekler bile bu kötü yönetimin bedelini ödüyor.”

Babacan, işletmesine geçen ay 300 TL, bu ay 740 TL elektrik faturası geldiğini paylaşan bir vatandaşın “Gelecek ay ne olacağı meçhul. İnsanlar geçinemiyor, aileler dağılıyor, ocaklar sönüyor. Ülkenin gündemi bu olmalı.” sözlerini “Geçmiş olsun. Koskoca ülke Survivor setine döndü. Hayatta kalmaya çalışanların ülkesi olduk.” diye yanıtladı.

Babacan, aralık ayında 222 TL, ocak ayında 414 TL elektrik faturası geldiğini söyleyen bir vatandaşa şu sözlerle karşılık verdi:

“Sayın Erdoğan, hiç olmazsa eve girip çıkarken halkın yaşadığı bu zorlukları duyabilirdi. Ama o kendisini Beştepe’de izole etti. Tek bir komşusu bile yok. En son kaç yıl önce bir elektrik veya doğalgaz faturası gördü acaba?”

Türkiye  Dünyanın En Büyük10  Ekonomisinden  Biri!

AK Parti'nin 2023 hedeflerinde sadece 11 ay kalırken Bloomberg Türkiye ekonomisinin kırılganlığına ilişkin bir rapor yayınladı.

Adalet ve Kalkınma Partisi lideri Recep Tayyip Erdoğan ve yoldaşları, 2023 yılında Türkiye'nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağına ve bölge ile dünya denklemlerinde önemli bir rol oynayabileceğine dair söz vermişti.

Tuhaf bir uygulama ile doların 18,5 liradan 12,5 liraya düşürülmesine rağmen bulutlar arasında uçan Erdoğan 2023 hedeflerine sorunsuz bir şekilde ulaşılacağını iddia ediyor! Ancak bu durumda AK Parti yanlısı ekonomistler bile bu tür iyimser ve iddialı vaatleri onaylamaktan çekiniyor.

2021 yılında Türkiye'de eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik kriz yaşandı ve krizin etkileri hala sürüyor.

Türkiye’de ekonomik kriz ve hayat pahalılığı nedeni ile milyonlarca aile zor durumda. Çok sayıda işletmeci, üretici ve şirket de iflasla boğuşuyor. Milyonlarca Türk vatandaşı da bankalara borçlu.

Bu durum, halkın siyasi beğenisini ve partilerin sosyal statüsünü doğrudan etkilemiştir. Sonuç olarak, bu yıl yoksulluğu hafifletmek, enflasyonu ve işsizliği azaltmak için özel önlemler alınmadığı takdirde, iktidardaki partinin 2023 seçimlerini kazanma şansı çok az olacak.

 

En Önemli Analiz/Makale Haberler
En Çok Okunan Haberler