جام جهانی 2022 قطر
 

Deniz Sınırlarını Çizme Müzakerelerinde Hizbullah Denklemi


Deniz Sınırlarını Çizme Müzakerelerinde Hizbullah Denklemi

Lübnan ile yapılan deniz sınırlarını çizme müzakereleri konusunda Siyonistlerin arasında yaşanan anlaşmazlığın ABD ve İsrail'i geri adım atmaya zorlayan direniş denklemiyle ilgili olduğunu anlamak mümkündür.

Tesnim Haber Ajansı- Beyrut ile Tel Aviv arasında kara ve deniz sınırı anlaşmazlığı konusunda son birkaç aydır sessiz kalmayı tercih eden Siyonist yetkilileri, tutumlarını çelişkili ve muğlak bir şekilde medya aracılığıyla aktarmayı tercih ediyorlardı. Fakat Lübnan'ın Akdeniz’deki kaynaklarını koruma yönündeki kararlılığını gözlemledikten sonra Siyonistler sessizliğini bozmaya karar verdiler.

İsrail, Lübnan’la Anlaşmaya Sıcak Bakıyor

Sınırın belirlenmesi hususunda arabulucu konumundaki ABD'li yetkili Amos Hochstein birkaç gün öncesine kadar anlaşmanın çok yakın olduğunu söylüyordu. Hochstein, Lübnan ve İsrail arasındaki sınır anlaşmazlığının ABD hükümetinin önceliğinde yer aldığını ve ABD Başkanı Joe Biden'ın Yair Lapid ile yaptığı görüşmelerde Lübnan ile hızlı bir anlaşma gereğinin altını çizdiğini söyledi.

Yukarıda belirtildiği üzere, Siyonist Rejim medyası daha önce deniz sınırı meselesiyle ilgili çelişkili haberler yayınlarken sık sık Tel Aviv tarafının çıkarlarını incelediklerini, yakın gelecekte Lübnan ile anlaşma sağlanmayacağını ve müzakerelerin uzun süreceğini bildiriyordu.

Ancak son günlerde Başbakanlık Sözcüsü bu konuda resmi bir açıklama yayınladı ve duyurdu: İsrail, Lübnan ile deniz sınırlarının çizilmesi konusunda çıkarlar doğrultusunda bir anlaşmanın yapılmasının mümkün ve hatta gerekli olduğuna inanıyor. 

İsrail medyası ve siyasi çevrelerinden sızan bilgiler, Siyonist yetkililerin sınır belirleme konusunda taleplerinin azalması ile belirlediği birçok koşuldan geri adım atmasının Hizbullah'ın özellikle Seyyid Hasan Nasrullah'un tutumu ve uyarıları ile ilgilisi olmadığını göstermeye çalıştığını ortaya çıkardı.

Hizbullah Denklemi ve İsrail’in Geri Adım Atması

Öte yandan Siyonist Rejim Genelkurmay Başkanı Aviv Kohavi ve rejimin savaş bakanı Benny Gantz gibi isimler Lübnan'a karşı yıkıcı bir savaş tehdidinde bulunmuştular. Fakat şimdi rejim başbakanı Yair Lapid bile, sınır sorununu bir anlaşma yoluyla çözme arzusunu dile getiriyor. Bu tür davranışlar akıllara soru işareti bırakıyor.

Bu konuyu daha iyi anlamak için Hizbullah Hareketi ile lideri Seyyid Hasan Nasrullah'ın Siyonist İsrail ile sınır anlaşmazlığı konusunda oluşturduğu denklemlere bir göz atabiliriz. Mayıs ayındaki Lübnan parlamento seçimlerinden önce Hizbullah lideri, Lübnan ekonomisini canlandırmak için ülkenin deniz haklarından vazgeçmemesi gerektiğini vurguladı. Direniş, Lübnan'ın hakkını elde etmek için her türlü çabayı göstermekten çekinmiyor; Seyyid Hasan Nasrullah, Hizbullah'ın hiçbir zaman savaş aramadığını ve Lübnan'ın haklarını geri almanın tek yolu askeri çatışma ise hareketin buna hazır olduğunu vurguladı.

Siyonist Rejim'e yapılan savaş tehdidi Seyyid Hasan Nasrullah'ın sınır belirleme meselesinde oluşturduğu ilk denklemdi, ardından diğer denklemler çizildi, en önemlilerinden biri "Kariş enerji sahası ve ötesi" denklemiydi. Bu, İsrail'in Lübnan ile tartışmalı sahada saldırganlığını sürdürmeye niyetli olması durumunda, sırf Akdeniz'deki gaz platformlarının değil, işgal altındaki Filistin topraklarındaki tüm İsrail mevzilerinin Hizbullah füzelerinin atış menzilinde olacağı anlamına geliyor.

Hizbullah Hareketi’nin tartışmalı Kariş sahasına gönderdiği İHA'lar olayının ardından Tel Aviv’in hesaplamaları tamamen alt üst oldu ve o tarihten bu yana ABD ve İsrail, durumu sakinleştirmek ve Lübnan tarafını diplomasi yoluyla anlaşmaya ikna etmek için çeşitli girişimlerde bulunmaktadır.

Hizbullah’tan ABD ve İsrail’e Sert Uyarı

Amerikalılar ve Siyonistler ilk önce zaman kazanmak ve Lübnan ile sınır anlaşmazlığı müzakereleri Kasım sonrasına kadar ertelemek istiyordu. Onlar İsrail seçimleri ve Mişel Avn'un Lübnan'daki cumhurbaşkanlığı dönemi sona ermesinin ardından Tel Aviv ile işbirliği geçmişi olan Lübnan Güçler Partisi Başkanı Samir Geagea gibi birinin Lübnan'da göreve geldiğinde, sınır müzakerelerini başlatmak istiyorlardı. Böylece sınır görüşmeleri ABD ve İsrail'in istekleri doğrultusunda ilerletmeyi amaçlıyorlardı.

Ancak Seyyid Hasan Nasrullah'ın yakın zamanda Hz. İmam Hüseyin'in (a.s) Erbaini vesilesiyle yaptığı konuşmada Tel Aviv ve Washington'a verdiği uyarıdan sonra, İsrailliler pozisyonlarını değiştirdiler.

Bu konu basında çıkan haberlerde ve Siyonist uzmanlar ile çevrelerin itiraflarında açıkça görülmektedir. Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasının ardından Siyonist Rejim’in Enerji Bakanı Karin Elharar, "Lübnan ile bir anlaşmaya varabileceğimizden eminim" dedi. Enerji Bakanlığı da kısa süre önce yaptığı açıklamada boruların test edilmesi için Kariş enerji sahasında faaliyet yapıldığını ve gaz çıkarma işlemi ile ilgisi olmadığını bildirdi.

İbranice yayınlanan Israel Hayom gazetesi bu açıklamanın aslında Hizbullah'ı rahatlatmak için yapıldığını yazdı ve İsrail’in kendi çalışma sahasındaki mevcut denklemi bozmak ve gerilimi tırmandırmak istemediğini savundu.
Rejim Başbakanlığının Lübnan ile deniz sınırlarını çizme müzakerelerine ilişkin açıklamasından önce Siyonist makamlar, Lübnan'da çok fazla nüfuzu olan Fransızlarla temasa geçerek bu ülkeyi İsrail'le anlaşmaya ikna etmelerini istedi. 

Yine de Siyonistler arasında Lübnan meselesi konusunda bir sürü anlaşmazlık var. Bazı Siyonist yetkililer, Lübnan'la anlaşmaya varma niyetini dile getiren Tel Aviv yetkililerinin Nasrullah'ın tehditlerinden korktuğuna ve Hizbullah denklemini kabul ettiğine inanıyor. Bu konu Lübnan'ın müzakerelerdeki durumunun güçlendirilmesine yol açacak ve Hizbullah'ın Lübnan'daki varlığının ve faaliyetlerinin etkinliğini kanıtlayacaktır.

Öte yandan Hizbullah ile Seyyid Hasan Nasrullah'a karşı sessiz kalmayı savunan ve Lübnan ile anlaşmaya çalışan Siyonist yetkililer gerçekçi davranmaları gerektiğine ve Hizbullah'ı İsrail için tehlikeli sonuçlar doğuracak seçeneklere itmemeleri gerektiğine inanıyorlar. Hizbullah'ın tehditlerini çok ciddiye alan bu grup Siyonistler sınır anlaşmazlığı krizini müzakereler yoluyla çözmek için her türlü çabayı gösterdiler.

Bu bağlamda emekli Siyonist komutan İsrael Zeev, “Nasrullah, İsrail'in askeri ve güvenlik kurumları için ciddi bir tehdittir. Her şeyden önce Nasrullah ciddiye alınmalı. O her zaman sözünü tutuyor ve niyetini asla anlayamazsınız.” değerlendirmesinde bulundu.

Siyonist Rejim Başbakanlık Ofisi, Kariş enerji sahasından gaz çıkarma işleminin ertelenmesinin teknik sorunlardan kaynaklandığını iddia ederken, Siyonist uzman Tsavi Yehzekili, bu konuyu Kanal 12 televizyonuna şöyle değerlendirdi:
“Başbakanlık ofisinin açıklamasından, doğalgazın çıkartılmamasının teknik nedenlerden kaynaklanmadığını, ancak Nasrullah'ın tehditlerinin İsrail'i çok etkilediğini ve teknik sorun meselesinin gerçek olmadığını anladım.”

Lübnan ile yapılan deniz sınırlarını çizme müzakereleri konusunda Siyonistlerin arasında yaşanan anlaşmazlığın ABD ve İsrail'i geri adım atmaya zorlayan direniş denklemiyle ilgili olduğunu anlamak mümkündür.

Siyonistlerin Lübnan ile anlaşmanın daha kötü seçenek olan savaştan iyi olduğunu itiraf etmesi Tel Aviv rejiminin direnişe boyun eğdiğini kanıtlıyor.

En Çok Okunan Analiz/Makale Haberler
En Önemli Analiz/Makale Haberler
En Çok Okunan Haberler