İran'da Sünni Toplumunun Durumu


İran'da Sünni Toplumunun Durumu

Aydınlık gazetesi İran'daki mezhepsel durumu ele aldı. Bu bağlamda Tesnim Haber Ajansı Türkçe Servisi Müdürü Ali Haydarinin makalesi Türkiye'de Aydınlık Gazetesinde yayınlandı.

İran'da Pehlevi döneminde sınırlı sayıda Sünni milletvekili varken, şu anda 290 sandalyeli İslami Şura Meclisinin yüzde 7'si Sünnilerden oluşur.

İran İslam Cumhuriyeti son iki aydır sokak kışkırtmaları ile hedef alınıyor. Sokak eylemlerinin başlaması ile birlikte yabancı medya kuruluşları ve yurtdışındaki muhalefet, ekonomik gidişat, kadın hakları ve azınlıkların statüsü gibi konular gündeme getirdi. Bu kez etnik kışkırtma mezhepsel kışkırtma ile birlikte sahaya sürüldü. İran İslam Cumhuriyetinde Sünni toplumun baskı altında olduğu iddia edildi. Akıllara ülkede kaos hesapları yapanların mezhepsel fitne için ürettiği argümanlar ne kadar doğru sorusunu getirdi. Peki, İslam devrimi sonrası Sünni toplum gerçekten ötekileştirilmişimiydi?

Yazının hemen başında, İran İslam Cumhuriyeti'nde Ehli Sünnet gibi azınlıkların durumunun son 40 yılda Pehlevi dönemi ile karşılaştırılamayacak şekilde geliştiğine dikkat çekmekle başlamakta fayda var.

Ali HAYDARİ / TAHRAN

 

MECLİSTE SÜNNİ TOPLUMUN TEMSİL DURUMU

Vatandaşların iradesini yansıtan parlamentoya giren milletvekilleri toplumla ne kadar uyumlu olursa, görevlerini o kadar iyi yerine getirir. İran'da Pehlevi döneminde sınırlı sayıda Sünni milletvekilimiz varken, İslam Devrimi sonrası dönemde bu sayı önemli ölçüde arttı, öyle ki 290 sandalyeli İslami Şura Meclisinin yüzde 7'si Sünni İranlılardan den oluşur ve şu anda mecliste 17 Ehli Sünnet milletvekili bulunmaktadır. Ayrıca, meclisin son döneminde, Kürdistan Sünnilerinden  Muhammed Kasım Osmani, meclisin başkanlık konseyi üyesi olarak görev yapmaktaydı. Mecliste Ehli Sünnet grubu da İslami Şura Meclisi'nde çok aktif olarak çalışmaktadır.

 

İran İslami Şura Meclisi'ndeki Sünni Milletvekilleri'nin Cumhurbaşkanı Ayetullah Reisi ile görüşmesi 

 

İRAN'DA SÜNNİ MEDRESELER

İran'da Pehlevi döneminde Sünni inancına mensup vatandaşlar için 13 erkek medresesi ve 45 kız medresesi varken, İran İslam Cumhuriyeti döneminde bu sayının 10 kat arttığını görüyoruz. Şu anda Sünni erkekler için 130 medrese ve Sünni kadınlar için 450 medrese bulunmakta.İran'daki Sünni talebe sayısıda şu anda 14 bin kişidir.Bu talebeler, tıpkı Şii talebeler gibi, her ay  öğrenci maaşı alır. Ayrıca Şii talebelerden farklı olarak genellikle askerlikten muaf tutulurlar. Şii talebeler, dini ilimleri tanıtma ve öğretme görevinde gönüllü olmazlarsa askere gitmeleri gerekir. Pehlevi döneminde ülkede toplam Bin  Sünni cami vardı ve şu anda ülkede 12 bin Sünni Camisi bulunuyor ve bunların inşaat maliyetleri de İran İslam Cumhuriyeti tarafından karşılanmıştır. Ehli Sünnet camiileri de Şii Camileri gibi su, elektrik ve doğalgaz yardımı uygulamasından yararlanır ve faturasının sadece yüzde 1'ini öderler. Şu anda İran'da çok büyük 15 cami ve dini medrese bulunuyor. Bunlardan 10'u tarihi miras olarak kabul edilmekte, diğer 5 camiden ikisi Şiilere ait ve Kirmanşah'taki Şafi Camii, Kürdistan'daki Baharan Camii ve Zahidan'daki Mekki Camii de Sünni İranlıların hizmetindedir. Ayrıca Tahran'da Sünnilere ait birçok ibadethane aktif olarak kullanılmaktadır. Sünni medreselerin müfredatı da Şii medreselerinden  farklıdır ve dini kitapları mezheplerine göre farklılık gösterir. Öyle ki 4 Sünni mezhebinin her birinin müfredatı birbirinden farklı ve kendilerine özeldir.

SÜNNİLER HÜKÜMET VE ORDU KADEMELERİNDE DE YER ALIYOR

Sünni inancına mensup vatandaşlarımız İslami Şura Meclisi'nin yanı sıra, görevi İslam Devriminin liderini seçmek olan Uzmanlar Meclisinin 88 üyesi arasında da yer alıyor. Faik Rüstemi, Adil Kadıri, Nazir Ahmed Salamaki, Uzmanlar Meclisi'nin mevcut döneminde yer almakta olup, Mamusta Şeyhülislam da 2009 yılında tekfirci teröristler tarafından şehit edilmiştir. İran Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Şehram İrani, Sünni toplumundandır. Ayrıca çoğunluğu Sünnilerin yaşadığı bazı şehirlerin Valileri Sünnidir.

Pehlevi döneminde nüfuz ve kudret sahibi Sünni derebeyiler ve hanların Tahran hükümetiyle derin bağlantıları vardı. Ancak İran İslam Cumhuriyeti döneminde Sünni din alimlerinin üstün konumunu görüyoruz; Öyle ki, Sünni alimler hükümetle diyalog ve istişare yaparken kendi toplumunu temsil etmektedir. Bunun en bariz örneği Zahidan kentinin  Cuma imamı Mevlevi Abdulhamid veya Paveh kentinin Cuma imamı Mamusta Molla Kadir gibi önde gelen din alimleridir. Şu anda ülkedeki üniversitelerde görev yapan 10 bin Sünni öğretim üyesi bulunmaktadır. İran'daki Sünniler, kendi dillerinde kitap basma hakkına sahiptir. "İhsan", "İmam Rabbani" ve "Kürdistan" gibi yayınevleri Tahran'da düzenlenen fuara katılarak kitaplarını satışa sunmaktadır.

İRAN'DA SÜNNİLERİN HUKUKİ DURUMU

İran'da Ehli Sünnet vatandaşların kendi mahkemeleri vardır ve bu mahkemelerde dört mezhepte yer alan İslami hukuka göre hüküm verilir ve İran yargısının desteğiyle uygulanır.

"SÜNNİLER İRAN İÇİN 11 BİN ŞEHİT VERDİ"

İran Parlamentosu Ehli Sünnet Fraksiyonu Başkanı ve Mahabad Milletvekili Celal Mahmudzade, verdiği bir demeçte, İran Meclisi'ndeki Sünni milletvekillerinin sayısı hakkında, "Parlamentonun son döneminde 21 milletvekili vardı ve bu dönem 17 kişi var" dedi. Bu fraksiyonun çalışmalarına dair Celal Mahmudzade, şunları söyledi: "Fraksiyon, bakanlar da dahil olmak üzere ülke yetkilileriyle sık sık toplantılar yaptı ve bölgelerinin sorunlarını ve sıkıntılarını gündeme getirdi. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile görüşmemiz 40 dakika sürmesi gerekiyordu ancak Sayın Cumhurbaşkanı'nın isteği üzerine 2 saat sürdü ve tüm sorunlarımızı dile getirdik ve Cumhurbaşkanı Reisi de sorunların çözümü için talimat verdi. Fraksiyonun tüm üyelerinin Cumhurbaşkanı ile buluşması ilk kez gerçekleşti çünkü geçmişte sadece grubun başkanı Cumhurbaşkanıyla bir araya gelirdi." Celal Mahmudzade, "Sünni milletvekili olarak yurtdışındaki konferanslara da katılıyor ve diğer ülkelerdeki Sünni temsilcilerle görüş alışverişinde bulunuyoruz." ifadesini kullandı. Mahmudzade Pehlevi döneminde Sünni milletvekillerinin rolüne ilişkinde, "Bu konuda çok araştırma yaptım ve Sünni milletvekillerinin tüm konuşmalarını ve çalışmalarını kaydettim. Devrimden önce Sünniler için fraksiyon yoktu. Hatta bazı Sünni bölgeler için Tahran'dan bir temsilci gönderildi ve yerel temsilcilere fazla ilgi gösterilmedi. Şu anda durum böyle değil ve ülkenin doğusu gibi bölgelerin bile Sünni milletvekilleri var ve yetkililer yerli. Ancak ülkenin batısı ve güneyi gibi bazı bölgelerde çözülmesi gereken sorunlar var ve Sayın Cumhurbaşkanı Reisi ile yaptığımız görüşmede Sünnilerin kapasitesinden daha fazla kullanmalarını istedik." açıklamalarda bulundu. Mahmudzade sözlerine şöyle devam etti "Şu anda Cumhurbaşkanı'nın bir Sünni danışmanı var. Mısır'da ilk defa Sünni bir kültürel ataşe görev yapıyor. Ayrıca son yıllarda iki Sünni diplomat büyükelçi olarak atandı."Ehli Sünnet Fraksiyonu Başkanı Mahmudzade, "Sünniler İran için birçok şey yaptı. Iran'a dayatılan 8 yıllık savaş sırasında İran'ı kendi vatanımız olarak gördüğümüz için 11 binden fazla şehit verdik." diye konuştu.

 

İran Parlamentosu Ehli Sünnet Fraksiyonu Başkanı ve Mahabad Milletvekili Celal Mahmudzade

 

MEZHEP KIŞKIRTMASI DA TUTMAYACAK

İran İslam Cumhuriyeti'nin ayrıştırmayı reddeden dünya görüşünü Anayasa ve kanunları ile güvence altına almış, ülkeyi oluşturan etnik ve dini azınlıkları ile kenetlenmiş ve emperyalizmin böl parçala yönet planının farkındadır. İran'da mezhep kışkırtmasının temelinin olmadığı kanunlarla sabit olup bu oyunda başarısızlık ve hezimetle sonuçlanacaktır.