Erdoğan, Suriye İle Normalleşmeyi Neden Erteliyor


Erdoğan, Suriye İle Normalleşmeyi Neden Erteliyor

Esad yönetimi ile ilişkileri normalleştirmeye çalıştığını defalarca açıklayan Erdoğan hükümeti, yine de geri adım atarak süreci durdurmuştur.

Tesnim Haber Ajansı- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü bir kez daha Suriye ile ilgili açıklama yaptı. Erdoğan bu yıl ikinci kez Suriye'den bahsediyor. Daha önce Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile bizzat görüşmek istediğini açıklamıştı.

Esad yönetimi ile ilişkileri normalleştirmeye çalıştığını defalarca açıklayan Erdoğan hükümeti, yine de geri adım atarak süreci durdurmuştur.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Endonezya'da katıldığı G20 Zirvesi'nin ardından gazetecilerle buluştu, soruları yanıtladı.

Erdoğan, Şam yönetimiyle görüşmelere dair gelen sorulara, "Siyasette ebedi olarak dargınlık, kırgınlık, küslük olmaz. Vakti, zamanı geldiği anda oturur, değerlendirir, ona göre de bir yenilemeyi yapabilirsiniz. Şu anda Türkiye olarak bu konularda sıkıntılı olduğumuz ülkelerle ilişkileri yeniden ele alabiliriz. Hele hele Haziran seçiminden sonra bir sil baştan yapabiliriz. Ve buna göre de yolumuza inşallah o şekilde devam edebiliriz.” yanıtını verdi.

Erdoğan Hükümeti Suriye İle Normalleşmeyi  Neden Erteliyor?

Birinci sebep; Şam'ın makul ve haklı talepleri: Türk yetkililer tarafından yapılan ilk açıklamalar, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan'ın Suriyeli mevkidaşı Ali Memlük ile görüştüğünü ve Ankara'nın yeni bir sayfa açarak tüm anlaşmazlıkları  son vermeye çalıştığına dair güvence verdiğini gösterdi.

Hakan Fidan ve Ali Memluk arasında yapılan 3 tur görüşmenin ardından, kalabalık bir Türk siyasi-güvenlik heyeti, Beşar Esad'ın güvenilir siyasetçileri ve güvenlik güçlerinden oluşan bir heyetle  bir araya geldi.

Görüşmede Suriye heyeti  ön koşul olarak şu iki seçeneği önermiştir:

1- Türkiye bir an önce askeri güçlerini Suriye topraklarından geri çekmeli ve işgal altındaki bölgeleri Şam güçlerine teslim etmelidir.
2- Ankara, bundan sonra Suriye karşıtı 200 bin silahlı milise  destek vermediğini ve onları tanımadığını resmen ilan etmelidir.

İkinci sebep; Erdoğan'ı destekleyen milliyetçilerin tutumu: Adalet ve Kalkınma Partisi daha önce muhafazakar ve ılımlı İslamcı bir partiydi ve Türk milliyetçiliğine ve aşırı sağcı fikirlere şiddetle karşıydı.

Ancak son birkaç yılda, siyasi ve seçim çıkarları nedeniyle, aşırı milliyetçi partileri (Devlet Bahçeli liderliğindeki Ulusal Hareket Partisi ve Mustafa Destici liderliğindeki Büyük Birlik Partisi) ile  ittifak kurdu.

Bu partiler, üstün askeri güç ve sınır ötesi harekatlarla hedeflerine ulaşan Türkiye'yi ve bölgede mutlak hakimiyeti çağrıştıran destansı ve milliyetçi söylemlerin büyük destekçileridir.

Bu nedenle Erdoğan, milliyetçileri tatmin etmek için Beşar Esad'a reform yolunda adım atmasını defalarca tavsiye eden bir lider gibi görünmek zorunda.

Üçüncü sebep; Bir oy bile kaçırılmamalı: Son yıllarda Türkiye'de 250 binden fazla Suriyeli sığınmacıya TC kimliği verildiği söyleniyor. Türk vatandaşı yapılan Suriyelilerin çoğunu yatırımcılar, uzman kişiler veya Esad muhalifi Türkmen ve Arap komutanların aileleri oluşturuyor. Sonuç olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi seçimlerde onların desteğine güveniyor.

Dördüncü sebep; Gelecekte kurulacak Şam hükümeti pastasından büyük pay almak: Erdoğan hükümeti tarafından donatılan Suriyeli milislerin sayısı 200 bine yakın, siyasi muhaliflerin sayısı ise 2 binden fazla. AK Parti hükümetinin Suriye politikasının hatalı olduğu defalarca kanıtlansa da, Erdoğan cephesinde yer alan bazı çevreler, yakın gelecekte Suriye'deki siyasi yapının değişeceğine ve Ankara'nın desteklediği muhaliflerin Şam'da iktidara geleceğine inanıyor.

Muhalefet Ne Diyor?

2023 seçimlerinde Erdoğan hükümetini iktidardan düşürmeyi amaçlayan Altılı Masa liderleri Suriye konusunda ortak görüşe sahip. Muhalefetin Suriye görüşü şöyle özetlenebilir:

1- Türkiye'de yaşayan 4 milyon Suriyeli göçmeni ülkelerine geri göndermek.
2- Gelecekte Suriye’yi yeniden inşa sürecinin ekonomik faydalarından yararlanmak.
3- İki aşamadan oluşan bir orta yol bulmak.

Birinci aşama; halihazırda AKP hükümetinin “Suriyeli muhalefet” bahanesiyle donattığı milis güçlerine verilen desteği kesmek. Zira bu şiddet yanlısı güçlerin  Türkiye'nin itibarını zedelemekten başka hiçbir sonucu olmamıştır.
İkinci aşamada; Ankara-Washington ortak siyasi yaklaşımından yola çıkarak, Batı ve muhalefet partilerinin ortak hedeflerini amaca ulaştıracak bir senaryonun üzerinde çalışmak.

Daha önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “İktidar olduğumuzda en geç 2 yıl içinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi kendi ülkelerine göndereceğiz.” demişti.

Kılıçdaroğlu, muhalefet iktidara geldikten sonra, Suriyeli sığınmacıları geri göndermenin makul bir yolunu bulmak için Esad hükümeti ile görüşeceklerini duyurdu.

Görünen o ki, Erdoğan hükümetinin Şam’la normalleşme ve Suriyeli sığınmacılar konusunda karar alma konusunda çeşitli engellerle karşı karşıya olduğu süreçte muhalefetin de işi zor. Çünkü bir yandan ABD ve NATO’nun yanında durup Rusya'ya karşı tavır almaya çalışıyor, diğer yandan da Esad hükümeti ile resmi ilişki kuramıyor.

Son yıllarda Erdoğan liderliğindeki AK Parti’nin izlediği hatalı Suriye politikası bu ülkye çok sayıda siyasi ve güvenlik sorun yaratmıştır. Dolayısıyla bu yanlış politikaların kötü sonuçlarını ortadan kaldırmanın uzun süreceği ve çok zor olacağı bekleniyor.